EĞİTİM HAKKI!

Eğitim, ana sınıfından üniversiteye kadar her öğrencinin hakkıdır.
Geçtiğimiz yıl, Koronavirüs salgını nedeniyle, öğrenciler okullarına gidemedi ve uzaktan eğitim yapıldı. Ancak uzaktan eğitimden tüm öğrenciler yararlanamadı ve öğrenciler açısından 'kayıp bir yıl' oldu. Eğitimde eşitlik sağlanamadı.
Bu sene tüm okullar açıldı, ancak yeni eğitim- öğretim yılı sorunlarla başladı. Başta aşı konusu olmak üzere, derslikler- öğretmen yetersizliği, barınma ve öğrencilere kredi desteği bunlardan bir kaçı.
Bu sene çocukları üniversiteyi kazanan aileler çok sevindi. Bu sevinci daha önce biz de yaşadık. Kızım, İstanbul'da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ni kazanınca çok sevinmiştik.Ancak sevincimiz çabuk söndü...Özel yurt ve kiralık ev ile sorun çözüldü... Kızım, okulunu bitirdi ve meslek hayatına atıldı.

Kalacak yurt bulamamak, ev kiralarının ve özel yurtların çok pahalı olması, yemek- ulaşım- kırtasiye masrafları öğrencileri, ailelerini çok düşündürmektedir.
Üniversite öğrencileri, barınma konusuna dikkat çekmek amacıyla parklarda gecelemeye başladılar. Bu nedenle bazen güvenlik güçleriyle sorunlar da yaşanıyor.

Türkiye, inşaat konusunda çok iyi durumda olduğu için, öğrencilerin yurt sorununu kısa sürede çözebilirdi. "Acaba öğrenciler, yüzlerce sayıdaki cemaat yurtlarına mecbur mu bırakılıyor?"diye düşünmeden edemiyorum.
Ankara, İstanbul ve İzmir ve diğer bazı belediye başkanlarının otelleri kiralamak ve belediyelerin misafirhanelerini öğrencilere barınma yeri olarak tahsis etmeleri çok güzel bir davranış.

Türkiye, ABD'de Newyork'ta yaptığı 36 katlı gökdelen ile, İngiltere'den Rusya'ya ve Afrika ülkelerinde yaptığı gösterişli camilerle ve bazı ülkelere yaptığı yardımlarıyla büyük bir ülke.
Dolar garantili geçiş hakkı olan, zararı devlet tarafından karşılanan hava limanları, köprüler, otoyollar kamulaştırılırsa, Millet Bahçeleri yerine yurt binası yapılsa, her alanda tasarruf yapılsa, kaynaklar doğru kullanılsa ve refah payından herkes eşit olarak yararlansa ne güzel olur.
Öğrencilere yeterli miktarda kredi verilse ve mezun olup iş bulduğunda kredinin geri ödenmesi yapılsa öğrenciler ve aileleri çok mutlu olur. Ama okuldan mezun olunca, iş bulamadığı halde kredisini ödeyemeyince evleri haciz ediliyor ve herkes huzursuz oluyor.
DİSK-AR( Disk Araştırma Merkezi)a göre, Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında en az burs veren ülke konumunda: *
- Hırvatistan, İspanya, Polonya üniversite öğrencilerine yıllık 1000-3000 Euro destek veriyor...
-Hollanda, İsveç, Norveç, Yunanistan yıllık 3000-5000 Euro destek veriyor...
-Almanya, Avusturya, Danimarka, İsviçre 5000 ve üzeri Euro destek veriyor...
- Türkiye, Bulgaristan, Macaristan ve Portekiz ise öğrencilere 100-1000 Euro yıllık destek veriyor.*

Sosyal Devlet ilkesi gereği, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Üniversite öğrencilerinin yurt ve kredi ihtiyacını karşılaması, eğitimlerini en iyi şekilde alarak hayata umutla atılmalarını ve meslek sahibi olarak devletine en iyi şekilde hizmet etmelerini sağlaması gerekmektedir. Aksi takdirde, mutsuz ve gelecekten umutsuz olan gençlerimiz, başka ülkelerin hayalini kurmaktadırlar.

Büyük ve itibarlı devlet olmak; doğal afetlerde,( yangın, sel, deprem) salgın hastalıklarda vatandaşlarına geri ödemesiz maddi yardım yapmakla, insanların mutlu ve ferahlık içinde olduğu, yüzünün güldüğü, geleceğe güvenle baktığı, herkese eşit mesafede olan bir sosyal devletle mümkündür.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, üniversite öğrencilerinin yurt sorununu çözerek, enflasyon oranında kredileri arttırarak öğrencileri ve ailelerini içinde bulundukları eziyetden, darboğazdan kurtarmalıdır.
Gençlere güvenmek ve destek vermek ülkemizin geleceği açısından çok önemlidir.
Mustafa Kemal Atatürk, ülkenin içinde bulunduğu zor şartlara rağmen, Cumhuriyet ilan edildikten sonra, (29 Ekim 1924) fakir ve zeki öğrencileri sınav yaparak 22 öğrenciyi yurt dışına göndermiştir. Fransa, Almanya ve Belçika'da öğrenim görecek olan bu öğrencilerin her birine bir mektup göndermiş ve şöyle demiştir: "Sizi bir kıvılcım olarak gönderiyorum. Ateş topu olarak geri döneceksiniz'

Özgüvenli, bilgili ve donanımlı olarak geri dönen bu gençler, matematik, tarih, coğrafya, arkeoloji, tıp alanlarında ülkesinin kalkınması için çok çalışmışlar ve geride çok eserler bırakmışlardır. Ekrem Akurgal(Arkeoloji), Jale İnan( İlk kadın arkeolog), Sadi Irmak( Tıp doktoru),Vildan Aşır Savaşır( İsveç'te spor ve atletizm eğitimi almış, Atletizm federasyonu başkanlığı ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanlığı yapmıştır.) **

Bir ülkenin gelişmesi için; gençlere güvenmek, ideallerini gerçekleştirmeleri için, eğitimlerinde her yönden desteklemek çok önemlidir.

* 22 Eylül 2021 tarihli Sözcü Gazetesi
** Google

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülden Sökelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?