İDLİB... AKREP YUVASI!

İDLİB, güney komşumuz olan Suriye'nin 14 ilinden biridir. Arapça, 'il' anlamına gelir.
*. *. *. *. *
Suriye ve Mısır'da kurulan Memlük Devleti'nin hakimiyetinde olan İDLİB, Yavuz Sultan Selim'in Mercidabık(Suriye) seferi(1516)ile Osmanlı hakimiyetine girdi. Ancak Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşı'nda, Suriye Cephesinde yenilmesiyle İdlib'te Türk egemenliği sona erdi.
*. *. *. *
Türkiye ile Suriye arasındaki en büyük sınır kapısı olan 'Cilvegözü', Hatay ilini İdlib'e bağlar.
İdlib'te, zeytin, pamuk, buğday, badem, susam, kiraz, incir, üzüm, domates ve narenciye üretimi yapılır.
*. *. *. *
ABD, 'Büyük Ortadoğu projesi'( BOP) ve 'Arap Baharı' kapsamında, Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin petrol zenginliklerini ele geçirmek için işgal ettiği ülkelerden olan Irak'ta IŞİD(Irak- Şam İslam Devleti) terör örgütünü yarattı. Dünyanın her yerinden gelen silahlı kişilerce IŞİD'in saldırıları sonunda Irak parçalandı ve küçük devletçikler oluştu.
Sonra, Suriye 2011 yılında işgal edildi. ABD, yine besleyip büyüttüğü IŞİD militanlarına karşı mücadele etmesi ayağıyla Suriye'de YPG ve PYD'yi kurdu ve destekledi. Bu taşeron silahlı örgütlerin mücadelesi sonunda, ABD, Fırat Nehri'nin doğusunu ele geçirdi. Petrol yatakları bakımından zengin olan bu bölge, ABD'nin desteklediği PYD ve YPG'nin elinde ve özerk bir bölge oldu.
11 yıl boyunca cihatçı örgütlerle süren iç savaş sırasında Suriye, topraklarının çoğunu kaybetmişti. Ancak, Rusya'nın yardımıyla kaybettiği şehirlerinin çoğunu geri aldı. Sadece Türkiye'nin sınırında yer alan İdlib, Türkiye'nin kontrolünde kaldı. Suriye devlet başkanı Beşar Esad'a muhalif olan Özel Suriye Ordusu(ÖSO), El Kaide'nin Suriye kolu olan El- Nusra Cephesinden dönüşen cihatçı bir bir örgüt olan HTŞ( Heyet Tahrir El- Şam) İdlib'e hakim oldu. Burada 70 bin cihatçı, silahlı militan olduğu belirtiliyor. 23 kilometrekarelik bir şehir olmasına rağmen, Suriye'deki savaştan kaçarak gelenlerle birlikte İdlib'in 5 milyon nüfusu olduğu belirtiliyor.
Türkiye'nin, Astana zirvesinde,(Rusya, İran, Türkiye) İdlib çevresinde 12 gözlem noktası kurması kabul ediliyor. Bu gözlem noktalarında Türkiye sadece kara yolunu kullanıyor, hava yolu kontrolü Rusya'nın denetiminde.
Rusya'nın Soçi kentinde yapılan zirvede ise Rusya; Türkiye'den şu istekte bulunuyor: İdlib'te yaşayan insanlar ile silahlı cihatçıları ayırmasını ve silahsızlandırılmasını.
Türkiye'nin sahip olduğu 12 gözlem noktasından 7 tanesi Suriye'nin eline geçiyor ve buradaki askerlerin hayatları tehlikede.
Dün tekrar Rusya- Soçi'de yapılan görüşmede Rusya, Türkiye'den verdiği sözü tutmasını tekrar isteyecek. Eğer tüm uyarılara rağmen Türkiye verdiği sözü tutmazsa ne olacak?..
Hava sahasını kontrol eden Rusya ve Suriye kuvvetleri Türk gözlem noktalarını ve İdlib'i bombalarsa ne olacak?Hem askerlerimizin hayatı tehlikeye girecek, hem de İdlib'te yaşayan milyonlarca insan ve cihatçı militanlar Hatay'dan Türkiye'ye kaçacaklar.
Zaten Suriye Savaşı nedeniyle ülkemizde 5 milyon Suriyeli göçmen varken, milyonlarca göçmenin daha gelmesini çok kötü durumda olan Türkiye ekonomisi kaldıramaz.
Ayrıca, İdlib'ten kaçarak Türkiye'ye gelenlerin içinde cihatçı militanlar olursa Türkiye için çok büyük bir tehdit oluşturur...Can ve mal güvenliği ortadan kalkar.
Eli kanlı, iki askerimizi yakarak öldüren, askerlerimizi şehit eden cihatçı militanların barındığı İdlib, akrep yuvası konumundadır. Bu akrep yuvasından dağılan akrepler, topraklarımıza girerek bizim insanlarımızı sokacak.
Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, sağduğuyla hareket edilmelidir.

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde nüfusun %90' ın Suriyeli olduğu belirtiliyor. Türk Halkı göçmenlere karşı yüzlerce yıl hep hoşgörülü olmuştur. Ancak, kendi insanlarımız aç ve yoksul iken, milyonlarca Suriyeli, Afganlı ve Afrikalı göçmenin ülkemize getirilmesinin çok acı sonuçları olur; hem yoksulluk daha da artar, hem de Türk nüfus yapısı (demografik yapı) değişir. Bir çok şehirde Göçmenler, Türkiye'nin ekonomisine, siyasetine, toplum yapısına, huzuruna güvenliğine ve iç barışına yönelik bir tehdit oluşturmaktadır. Ankara, Elmadağ'da bir Türk gencinin Suriyeli bir genç tarafından bıçaklanarak öldürülmesi üzerine mahalle halkı ayaklandı. Ayrıca, göçmenler, kendi kültürleri gereği Türk toplumuna uyum sağlayamıyor.
Diğer ülkelerde olduğu gibi göçmenlerin çadırkentlerde barındırılması ve denetlenmesi gerekiyor. Eğer, tüm ülkeye yayılırsa toplumumuzun huzuru bozulur.
Suriyeliler için Türkiye'nin 40 milyar dolar harcadığı Cumhurbaşkanı tarafından açıklanmıştı. Şu an kontrolümüz altında olan İdlip'te, Türkiye tarafından savaş mağdurları için geçen yıllarda 50 bin konut yapıldı. Ayrıca okul, hastane, sağlık ocağı, oyun parkları, sosyal alanlar, camiler ve çarşılar da yapıldı.
Suriyelilerin isteği üzerine 2 oda, mutfak, banyo, tuvalet ve avlu şeklinde olan briket evleri Kızılay, AFAD, Türkiye Diyanet Vakfı, diğer STK'lar ve yardım kuruluşları bağışlarla yaptılar.
Sayıştay'ın raporuna göre; Diyanet Vakfı'nın 2017-18-19 yıllarında Suriye'de yaptığı inşaat harcamaları 2.4 milyar TL'ye ulaştı.
Suriyelilere ev yapılmasına itirazımız yok; ancak yoksul Türk vatandaşları barınacak ev bulamazken, yatağa aç girerken Suriyelilere yapılanlar halkımızın gücüne gidiyor.
İnşaat alanında dünya lideri olan bir ülkenin, üniversite öğrencilerine yeterli yurt yapmaması ve öğrencilerin açıkta kalması ise ayrı bir dram.

Türk-İş'in açıklamasına göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 3 bin TL'ye, yoksulluk sınırının 10 bin TL'ye çıktığı açıklandığı, her 4 gençten 1'inin işsiz olduğu ülkemizde kaynaklar eşit ve adil bir şekilde değerlendirilmelidir...
Toplumsal iç huzur ve barışın korunması için yetkililer her türlü önlemi almalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülden Sökelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?