Yasak Yok Sınırlama Var

Hayatımızdaki her şeyin dijital ekranla şekillendiği bir zamanda yaşıyoruz. Sabah kalkınca önce akıllı telefonlara bakıyoruz, bir yere gittiğimizde o yerin wifi şifresini soruyoruz, prize yakın yerde oturuyoruz, şarjımız azaldığında mutsuz olabiliyoruz, biri ile takipleşince daha iyi tanır oluyoruz, dilimize bile screen almak, pp yapmak, dm bakmak gibi sözcüklerle şekil verdiysek, çocuklara gidip ‘telefonu ve tableti yasaklıyorum, İnternetin fişini çektim.’’ demek çok sağlıklı değil.

Ebeveyn için bunun altında pek çok gerekçe olabiliyor.  “Çocuğum çok oyun oynuyor, çocuğum çok saldırganlaştı, çocuğum çok asosyal, çocuğum hiç ödevlerini yapmıyor.” Burada benim dikkatimi ilk çeken cümleler değil, o “çok” ifadeleri ve o uç noktalar. Pediatri derneklerinde birçok alanında uzman psikiyatrist ve psikologlar toplanıp çocuklar için sağlıklı ekran sürelerini bilimsel temeller ışığında araştırıyorlar.

0-2 yaş aralığındaki çocuklar mümkün olduğunda ekrandan uzak tutulmalı, 2-3 yaş aralığındaki çocuklar günlük 10-15 dakika, 3-4 yaş aralığındaki çocuklar en fazla 30 dakika, ilkokul dönemindeki bir çocuğun ekranla geçireceği maksimum süre 60 dakika, ortaokul döneminde ise maksimum 2 saat olarak belirlemişler.

Çocuklar ekranla zaman geçirirken, oynadıkları oyunlarla hep deneyim kazanıyorlar, hayattan bir şeyin pratiğini yapıyorlar. Hırsızlık pratiği mi yoksa beyin egzersizi pratiği mi? Adam öldürme pratiği mi yoksa strateji geliştirme pratiği mi yapıyor? Bütün bunlara hakim olmak kolay olmayabiliyor.

Çoğu ebeveynler bu noktaya geldiğinde bir duvara tosluyor, çünkü çocukları dur durak bilmeden akıllı telefonlardan oyun oynuyor, saatlerce televizyon izliyor ve bir türlü başından kalkamıyor/kalkmıyor, ebeveyn de en iyi bildiği mirasına sığınıp ‘’yasak’’ koyuyor. Burada eksik olan önemli bir detay var. Çocuğa çizilmesi önerilen sağlıklı sınırlar ve ebeveynin istikrarı.

SAĞLIKLI SINIRLAR VE EBEVEYN İSTİKRARI

Okları ebeveynlere çevirip birkaç soru sormak istiyorum: Siz ne kadar hayatın içinde hareket halindesiniz? Çünkü bizler ne kadar hareketli olursak çocuklara o kadar model olup onları hayata katıyoruz. Uyurken televizyonu açık bırakıyor musunuz? Yemek yerken çalan telefona cevap veriyor musunuz? Çocuğunuz konuşurken dizi izliyor musunuz ya da sosyal medyada dolaşıyor musunuz? Rahat sohbet etmek için ya da çocuğunuzun yemek yemesini istediğiniz için çocuklara ekranı veriyor musunuz? Yatarken telefonları yatağa götürüyor musunuz? gibi sorular sınırların korunması ve ebeveyn istikrarına dair cevapları beraberinde getiriyor. Bu soruları cevapladığınızda deneyimlediğiniz his farkındalığınızın bir başlangıcı ve ben bu noktada bir deneyden bahsetmek istiyorum.

CENNET FARELERİ…

Psikolojide cennet fareleri diye bir deney var. Bir kutuya fareler konuyor ve kutuda iki boru var. Birinden sağlıklı besin içeren su, bir diğerinden bağımlılık yapıcı madde içeren bir su geliyor. Bağımlılık yapıcı maddeden birkaç kez içen fareler sağlıklı besinli suyu tercih etmiyorlar. Çünkü o bağımlılık yapıcı madde beynine mutluluk ve rahatlık hissi sinyallerini gönderiyor, fareler de onu içtikçe rahatlayıp tatmin oluyorlar. Deneyin ikinci aşaması çok ilginç. Bağımlı fareleri içerisi rengarenk, çeşitli oyun malzemelerinin olduğu çeşitli yiyeceklerin olduğu bir kutuya koyuyorlar. Araştırmacıların dikkatini çeken bir şey oluyor: bağımlı farelerin sağlıklı besin içeren sudan içme sıklıkları artıyor. Çünkü oradaki çok çeşitlilik farelerin kaliteli zaman geçirmesine ve bunun sonucunda rahatlayıp tatmin olmalarına destek oluyor. O fareler, artık cennet farelerine dönüşüyor.

DİKKAT EKONOMİSİ

Bu örnekten yola çıkarak ekran hepimiz için bir cezbecidir. Çünkü ekran bizim dikkatimizi, mutluluğumuzu, zamanımızı almak ister. Hatta bunun için bir meslek bile oluşmuştur. Dikkat ekonomisi. Oyunlar, videolar, sosyal medya, televizyon, çeşitli içerikler hep daha fazla zamanımızı ister. Böyle bir durumda ekran karşısında fazla zaman geçirmenin sorumluluğunu tamamen çocuklara vermek doğru mudur? Çocuklar kar zarar muhakemesini yapabilecek bilişsel beceriye henüz ulaşmamışlardır, bu yüzden ebeveynler olarak yapmamız gereken şey sağlıklı sınırlar oluşturmak. Ama durun hemen endişelenmeyin. Bunları kontrol etmek de çok kolay çünkü Amerikan Pediatri Derneği bunu da düşünmüş. Çocuk oyunlarında, indirilen uygulamalarda, izlenilen içeriklerde hangi yaş gruplarına uygun olup olmadığı, içeriğinde hangi temaların olduğu yazıyor. Bu ifadeler sayesinde çocukların zaman geçirdiği oyunun, dizinin, filmin, içeriğine dair fikir sahibi olabiliriz. Yaşına uygun süre ve yaşına uygun içerikler dikkate alındığında çocukların ekrandan pozitif yarar sağlayacağını ve öğretici olabildiğini artık biliyoruz.

Ben yine de şu soruyu kendimize sormak istiyorum: Çocuğum ve ben teknoloji olmadan neler yapabiliriz ve yaptığımızdan gerçekten keyif alabilir miyiz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilay Ece Kaçar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?