KÜRESEL FAŞİZMİN ŞOVU

Greta Thunberg’i tanıyor musunuz?

Hani şu iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak için iki hafta okula gitmeyip,

İsveç parlamentosu önünde oturan 15 yaşındaki mavi gözlü kızdan bahsediyorum.

Yeni yüzyılın çevre eylemcisi, dünyayı mücadeleye çağıran çocuk.

Yaptığı muhteşem konuşmada taşı tam gediğine koyarak,

çevre suçlusunun kapitalizm olduğunu açık seçik bir biçimde anlatmıştır.

Anlayana tabi…

‘Oldukça az sayıda insan, muazzam miktarlarda para kazanma fırsatını kaybetmesin,

lüks içinde yaşasın diye medeniyetimiz yok oluyor.’ dedi Greta..

Partilerin ve siyasal konumların üstünde, kültürel olarak desteklenmiş olmanın özgüvenini taşıyordu.

Nasıl özgüvenli, güçlü, haklı bir duruşu vardı.

Yüzümüzü umutla güldürmüştü.

O an romantik çevrecilik döneminin bittiğini düşündüm.

‘İşte yeni nesil dediğin böyle olur!’ diyebileceğimiz gurur duyulması gereken bir kız çocuğu.

Umarım hepimizin çocukları Greta kadar cesur, bilinçli ve kararlı olur.

Evet Greta’nın dediği gibi suçlu emperyalist-kapitalist sömürü sistemidir.

Karl Marx'ın da dediği gibi, ‘Kapitalizm, gölgesini satamadığı ağacı keser...’

Türkiye olarak Paris İklim Anlaşması’na imza atmak için 2015 yılından beri düşünüyorduk.

Dünya Bankası 3 milyar Euro kredi vereceğini ilan edince imzaladık.

Apar topar meclisten geçirdik, hem de oy birliğiyle.

Yeter ki para gelsin.

En azından bir konuda bile olsa meclisin oy birliğiyle karar vermesine şaşırdım.

Bu anlaşma da diğerleri gibi sadece kağıt üzerinde kalacaktır.

Anlatılan hikayeye göre, dünya ısınıyor, dünya ısınırsa hoş şeyler olmayacak, o yüzden dünyayı soğutmamız lazım…

Eğer çok samimi iseler elektrikli araçlardan vergi almamaları gerekiyor.

Bu ülkede yıllardır uygulaması olmayan ne kanunlar geldi geçti meclisten.

Mesela Madde 34 der ki, ‘Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.’

Bir düzenleyin de görün bakalım Anayasal hakkınızın ne olduğunu?

Adamı cop, plastik mermi ve biber gazı manyağı yaparlar.

Paris İklim Anlaşması adı altında küresel faşizmin çevre şovunu izliyoruz.

Göstermelik ve saçmalık.

Emperyalist-kapitalist sömürü düzeninde dostlar alışverişte görsün anlaşması.

İnsanlığın sonunu getirecek olan kapitalizm günah çıkartıyor.

Bu anlaşmanın sebebi olan konferansta Hintli temsilci kürsüye çıkıp, batılı ülkelere şunu haykırdı.

‘200 yıldır fosil yakıtlarla dünyanın içine ederek bütün sanayinizi, altyapınızı geliştirdiniz,

şimdi bizim gibi gelişmekte olan, altyapı yatırımı yapması gereken, enerji ihtiyacı olan ülkelere fosil yakıt kullanma diyorsunuz.

Ben bu ikiyüzlülüğü kabul etmiyorum, anlaşmayı da imzalamıyorum’ demişti.

Hintlinin söylediklerine harfiyen katılıyorum, bu anlaşmanın hiçbir hükmü yoktur.

Sanayi devrimi ile birlikte çevrenin anasını belleyen ülkeler,

şimdi hiçbir şey olmamış gibi kendi günahlarını ödemeden bize ilave yatırım yaptıracaklar.

Bizim kömürsüz çevreci güruh ağzını açtı mı, 

Almanya enerji ihtiyacının yüzde 50'sini güneş enerjisi santrallerinden karşılıyor der.

Ama bilmezler ki Almanya’nın sanayi devriminden beri yaktığı kömürü biz 1000 yıl uğraşsak yine yakamayız.

Altyapılarını sömürü ve endüstri üzerine bina edip yüzyıllardır dünyanın içine edenler,

şimdi kalkmışlar güneş enerjisi kullanın, kömür kullanmayın, yerlere çöp atmayın diye ayar veriyorlar.

Bizim gibi az gelişmiş ülkelerin kömür yakmasını eleştirenler,

dünyayı kapitalistlerin değil de yoksul halkların yok olmanın eşiğine getirdiği algısı yaratıyorlar.

Dünyadaki sürdürülebilir yaşamı yok edip, halkları sömürerek zenginleşenler,

açlıktan ölmemeye çalışan ülkelerdeki insanlara diyetlerini ödemek zorundadırlar!

Vakti zamanında gazları salıp salıp üretim yaparken zenginleşen ülkeler,

doğaya etkisi onların binde biri olmamışlara iklim anlaşması dayatıyor.

Halbuki kapitalistler bu dünyanın canını okudu, zenginleşti,

simdi de dünya çok ısındı, iklim değişiyor, buna bir şey yapmalıyız.

Plastikleri, evsel atıkları, kağıtları, metalleri ayrı ayrı çöp varillerine atıyoruz.

Çöpleri ayrıştırmak yeni moda çevrecilik anlayışı oldu.

Elindeki plastik su şişesinden suyunu içen çevreci,

şişeyi plastik çöpüne atınca doğayı koruduğunu filan zannederek köşe oluyor.

Fakat biz niye cam kullanmıyoruz diye sorgulamak aklına bile gelmiyor.

Sorsan çok çevrecidirler, çok bilimseldirler.

Kağıt pipet kullanarak çevreyi kurtaracağız.

Sakın dişinizi fırçalarken çeşmeyi açık bırakmayın,

ütü yapmayın, giysilerinizin üstünde yatın yuvarlanın böylece doğayı kurtarabilirsiniz...

İnsanın ve dünyanın hiçbir yarasına merhem olmayan, milyarlarca insanı yoksul,  

bir avuç insanı zengin yaşatan bu sistemin ateşine odun atmaya devam edelim.

İnsanoğlunun soyu kuruyana kadar doğa intikamını almaya devam edecek ve sonra yeni bir dünya kurulacak.

AKP iktidarının bu tarakta bezi olmadığını biliyoruz ama bu anlaşmayı neden imzalamış olabilir?

AKP iktidarının doğaya saygılı bir yönetim tarzı yok.

Benim tek bildiğim kaz gelecek yerden tavuğu esirgemez.

Tam da bu zamanda 3 milyar Euro kredi ilaç gibi geldi.

Türkiye finansman ihtiyacı için Paris İklim Anlaşmasını kullandı.

AKP iktidarının doğaya yaptığı tahribatlar saymakla bitmez.

TOKİ inşaatları, 3’ncü Havalimanı, Kuzey Marmara otoyolu, 

Karadeniz yeşil yol, HES projeleri, Kaz dağlarındaki altın madeni talanı,

Marmara denizine akan fabrika atıkları, Salda gölü katliamı, 

define aramak için boşalttıkları Gümüşhane’deki 12 bin yıllık dipsiz göl ...

Sahil kenarlarındaki turizm yapılaşması, orman alanlarının tahribatı,

Muğla Güvercinlik’teki Pina yarımadası örneği, Kanal İstanbul inatlaşması vs.vs.

Doğayı talan eden bir iktidar bugün kalkmış Paris İklim Anlaşmasını imzalıyor.

İklimin çözümü çok basit, bu kapitalist sömürü düzeni değişmeli.

Halklar ayağa kalkıp sınıfsız, sömürüsüz, eşit, özgür, adil bir dünya düzeni için mücadele etmelidirler.

Gölgesini satamadıkları ağaçları kesemesinler diye!

Ben bu iklim anlaşmasını hiç masum bulmuyorum.

Anlaşmanın iklim krizini çözmekten ziyade yine emperyalist ülkelere fayda sağlayacağını düşünüyorum.

Bana göre ağaçlandırma önemli ve dünya çapında olağanüstü derecede arttırmalıdır.

Elbette fosil yakıt kullanımı azaltılmalı fakat bu hemen kömürsüz Muğla, Termik Santralleri kapatalım,

dizel araçları yasaklayalım şeklinde değil, yenilenebilir enerji kaynaklarını daha çok kullanalım, bunu genele yayalım şeklinde olmalı.

Nükleer enerjiden vazgeçilerek, rüzgar türbinleri, güneş panelleri gibi yenilikçi teknolojiler,

ısınma ve enerji alanında kömür, petrol ve doğalgazın yerini alana kadar devam etmeli.

200 yıldır fosil yakıt kullanarak dünyayı ele geçiren ülkeler,

enerji ihtiyacı olan ülkelere fosil yakıt kullanmayın diyor.

Yüzyıllarca dünyayı sömüren ve köleleştiren emperyalistler geldikleri gelişmişlikte,

enerji kaynağı olarak kömür ve nükleer enerji kullanıp, çelik sanayi ile dünyayı kirletip,

şimdi oturdukları yerden az gelişmiş ülkelere ahkam kesiyorlar.

Milyonlarca yıllık insanlık tarihinde Neoliberalizmin,

binlerce yıllık Türk tarihinde de AKP'nin iktidar olduğu ketum bir döneme denk geldik.

Eğer beklenen para gelmezse, İstanbul Sözleşmesini tek kalemde iptal eden siyasi iktidar,

yarın Türk aile yapısını bozup eşcinselliği özendirdiği gerekçesiyle bu anlaşmayı da iptal edebilir.

Şaka bir yana dünyanın ve İnsanlığın tek kurtuluşu sınıfsız toplumdadır.

1 milyar insanın susuz, 2 milyar insanın elektriksiz, 3 milyar insanın aç yaşadığı bir dünyada,

mevcut kapitalist sömürü sistemi dünyayı ve insanlığı felakete götürmektedir.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-31/10/2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs denetimlerini yeterli buluyor musunuz?