Oynar Mısın Benimle?

Oynar Mısın Benimle?

Şimdi şöyle düşünün: başa çıkamadığınız, sizi mutsuz eden, kaygılandıran devasa bir probleminiz var ama çok şanslısınız çünkü çok iyi bir dinleyiciniz var. Sizi sadece dinliyor, böylece kendinizi dinlemenize de alan açıyor. Anlattıkça anlatıyorsunuz, konu konuyu açıyor, farkında olmadığınız detayları fark edip onarma ihtiyacı geliştiriyorsunuz. “Aslında çok da büyük bir şey değil’’ diyorsunuz sonra. Muhakeme yapıyorsunuz. Böylece yeni pencere açılıyor hayatınızda.

Şimdi bir de şöyle düşünün: Bir çocuksunuz. Başa çıkamadığınız, sizi mutsuz eden, kaygılandıran devasa bir probleminiz var. Ama şanssızsınız çünkü kendinizi ifade edebilecek bir diliniz yok. Çünkü kaslarınız gelişmemiş, sol beyninizin gelişmesi için zamana ihtiyacınız var. Derdinizi anlatabilmek ve sizi anlayabilmeleri için büyümeniz gerek ne yazık ki...

Peki bu senaryo daha farklı nasıl olabilir?

Şimdi bir de şöyle düşünün: Bir çocuksunuz. Başa çıkamadığınız, sizi mutsuz eden, kaygılandıran devasa bir probleminiz var. Ama şanslısınız çünkü sizinle oynayan, sizinle gerçek bir ilişki kuran size kendinizi ifade edebilme yollarını arayan, oyunla kendinizi ifade etmenize alan açan, sizi yargılamadan ilişkide kalan ebeveynleriniz var. Böylece siz de gelişiminize uygun bütün duygusal ihtiyaçlarınızı karşılayıp mutlu bir çocukluk geçiriyorsunuz.

Hiç şüphesiz ki çoğu ebeveyn çocukları için en iyisini yapmak ister ve yaptığına da inanır. Tüm hafta sonunu çocuğu ile geçirir, çok istediği oyuncakları alır, çeşitli kurslara ve aktivitelere gönderir, bütün çocuk gelişimi kitaplarını okur uygular. Fakat burada küçük bir detayı kaçırırlar. İLİŞKİDE KALMAK. İlişki olmazsa sadece iletişim olur. Monoton,  mekanik, bilgi içerikli, hedef, istek ve beklenti odaklı bir iletişim şekli. O yüzden bir yetişkin gözünden çocuk yetiştirmek onu geleceğe hazırlamaktan öteye gitmez.

Peki çocuk gözünden nasıldır?

Çocuk hangi davranışı sergiliyorsa onun altında yatan kocaman bir neden vardır. O yüzden oyun terapisinde davranışı değiştirmekten çok, davranışın altında yatan nedenin keşfi önem taşır. Çocuk gece ebeveynle uyumak istiyorsa, sürekli oyuncak almak istiyorsa, orada karşılanmayan duygusal bir ihtiyacı yatar. Çocuk saldırgansa, çekingense, utangaçsa, yalan söylüyorsa, sosyal uyum sorunu yaşıyorsa, alt ıslatıyorsa, tırnak yiyorsa buralarda karşılanmamış duygusal bir ihtiyaçtan bahsedebiliriz.

Ben kendi gözümden iyi bir ebeveynim, peki çocuğumun gözünden nasıl bir ebeveynim?

İyi haber şu ki, beynimiz her saniye milyonlarca yeni nöron bağlantıları kurarak, yeni yollar oluşturup, öğrendiklerimizi yeniden yapılandırıyor. Ve daha da iyisi, çocuklar bu konuda uzman…

Bütün duygusal bağlarınızı onarmanız için öneri cümleler;

·       Seninle zaman geçirmek çok keyifli.

·       Neye ihtiyacın olduğunu sen biliyorsun.

·       Çabanı görüyorum.

·       Sen her koşulda kalbimin en güzel yerindesin.

·       Sabrın için teşekkürler.

·       Çok dikkatlisin.

·       Sana sarıldığımda kalbimin sana doğru aktığını hissettim.

Ve tabi ki oyun oynayın.  Oyunun iyileştirici gücüne inanın!

Sevgiyle kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilay Ece Kaçar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs denetimlerini yeterli buluyor musunuz?