Elektriksiz Köylerin Hikayesi!

Nasrettin Hoca, sokakta, bir şeyler arıyormuş.

Komşusu, meraklanmış; “hayırdır Hocam, ne yapıyorsun öyle?”

Hoca, “yüzüğümü düşürdüm, onu arıyorum” diye cevap vermiş.

“Burada mı düşürdün?” diye tekrar sormuş komşusu.

“Yok, hayır” demiş Hoca, “kömürlükte düşürdüm.”

Komşu şaşkın; “iyi de” demiş, “niye burada arıyorsun ki? Kömürlükte arasana.”

Hoca, son noktayı koymuş:

“Orası karanlık da…”.

Geçtiğimiz Salı günü buna benzer bir “olay” gerçekleşti ve bunun sonucunda benim doğduğum köy de “ünlü köyler” kervanına katıldı.

“YIL OLMUŞ, 2021…”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Salı günü yaptığı grup toplantısında, “21. Yüzyılda elektriği olmayan köy olur mu?” sorusunun ardından adını andığı Kuzören köyü, benim doğduğum köy aynı zamanda.

Konunun aslı şöyle:

CHP Heyeti, Doğu Anadolu gezisine çıkmış; bu gezi çerçevesinde Erzincan merkez ve ilçelerinin sorunlarını da saptamak istemişlerdi.

Sorunları saptanan yerlerden biri de Tercan’dı.

Tercan’a giden CHP heyeti, herkesle görüşmüş; görüştükleri arasında Kuzören köyünün, yani benim de doğduğum köyün muhtarı da varmış.

Muhtardan alınan bilgiler doğrultusunda hazırlanan rapora, bazı yerleşim yerlerinin elektrik ve suyunun olmadığını yazılmıştı.

Aslında raporda bahse konu olan yerler, köy değil “mezra” ve buralarda en fazla 1- 2 ev bulunuyor.

Kılıçdaroğlu, bu rapora atıfta bulunup, “civarındaki 6 köy” diye bir ifade kullanıyor.

Ne de olsa Nasrettin Hoca’nın hicvettiği zihniyet ile aynı coğrafyayı adımlamış olan iktidarın “resmi kurum bültencisi” bir TV kanalı, elektriği olmayan mezralara değil de, elektriği olan köylere gidip, güya Kılıçdaroğlu’nu “yalancı” çıkarmaya çalışıyor.

Üstelik gittiği iki köyde de sadece “Rıza” adında iki kişiyi ancak bulabiliyor(!)

Görüntülere bakılırsa o iki “Rıza” ile konuşurlarken köyler sanki ıssızmış gibi dar açıdan çekim yapılmış.

YÜZÜĞÜ KAYBETTİĞİNİZ YER NERESİ?

Birinde sadece bir evi, diğerindeyse merada hayvan otlatan bir köylüyü görüntüleyip, hiçbir şeyden habersiz o köylülere, onların söylediklerin yer verme gereği bile duymadan; kendi “kurgularını” onaylatıp haberi bitiriverdikleri görülüyor.

Oysa “yüzüğün kaybolduğu yer” o köyler değil!

“Yüzük”, Tercan’ın elektriği olmayan 6 mezrasında kaybolmuş ama iktidarın “resmi kurum bültencisi” TV kanalı, o mezralara uğramadan gerçeği bulmaya çalışıyor.

Denebilir ki “bir ya da iki evin olduğu yerlere elektrik götürmek masraflı!”

Kılıçdaroğlu da zaten bu kakafoniyi gündeme getirip soruyor; “21. Yüzyılda elektriği olmayan köy olur mu?”

İktidarın “resmi kurum bültencisi” TV kanalı da, “mal bulmuş mağribi gibi” soluğu, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında adı geçen bizim köyde almış.

Orası da “bir dağ köyü” ama işaret edilen “elektriksiz köy”, orası değil!

Civardaki “yerleşim yerleri”; yöresel ifadeyle mezralar elektriksiz.

“Efendim, oralar köy değil”miş!

İktidarın “resmi kurum bültencisi” TV kanalının, elektriği olmayan yerlere değil de elektriği olan köye gitmesi, Hocanın karanlıkta yitirdiği yüzüğü aydınlık olduğunu düşündüğü başka bir yerde aramasına benzemiyor mu?

Hepimiz biliyoruz ki iktidar medyasının asıl derdi, elektriksiz yerleşim yerleri olup olmaması değil; zira herkes biliyor ki o mezralarda elektrik yok.

Asıl mesele CHP’nin, çeşitli bölgelere heyetler göndermesi ve sorunları yerinden tespit etmesidir.

ALGI YÖNETİMİNİN DANİSKASI!

CHP’nin bu cevvalliğidir “sahibinin sesi”ni de, sahibini de rahatsız eden.

CHP’nin sorunları yerinde saptama yöntemini boşa çıkarmak, CHP’yi itibarsızlaştırmak için olmadık haberler yapılmasının nedeni de bu!

Fakat CHP raporundaki teknik eksiklik nedeniyle sanki adı geçen köy, elektriksizmiş gibi algılatılmak istenmiş.

“Varlığı iktidarın varlığına endeksli” TV kanalının, soluğu bizim köyde almış ve gerçeğin yerine “gösterilmek isteneni” tercih etmiş olması, ortaya haber denen o ucubenin çıkmasına neden olmuş.

Biz buna “algı yönetimi” diyoruz.

Algıyı yönetmek, ayna tutmaya benzer!

Aynayı nereye tutarsanız, orasını gösterir ama gösterilen nokta, asıl görülmesi gereken yer midir; işte bütün mesele burada düğümlenmektedir.

Bu arada bir küçük eleştiriyi de, raporun teknik hazırlığını yapan CHP heyetine yöneltelim.

Biliyorum; “bir musibet bin nasihattan yeğdir” ama o “musibet”in oluşmasına neden göz yumulsun ki?

O ilin İl Başkanı, o ilçenin İlçe Başkanı yok mu? Elde edilen bilgiler onlar tarafından teyit edilemez mi?

Elektriksiz mezralar, adlarıyla birlikte rapora yazdırılamaz mı?

Genel Başkanın 24 saati aşan çalışmayla bütün enerjisini iktidara odaklandığı bir tarihsel dönemeçte, daha titiz olmak; elde edilen bilgileri, çaprazlama doğrulanamaz mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yüksel Işık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs denetimlerini yeterli buluyor musunuz?