AH! DOLAR... KİMİNİN CEBİ DOLAR!... KİMİSİNİN DE İÇİNE KAN DOLAR!

ABD'nin para birimi olan Dolar, Türkiye ekonomisinin ve herkesin gündeminde.
Türkiye'nin para birimi olan Türk Lirasının Dolar ile ne ilgisi var diyenler olabilir. "Dolarla mı maaş alıyorsunuz?" diyen bir maliye bakanı vardı.
Türkiye, her yönden ABD'ye bağlı olduğu için Dolar, hepimizi çok ilgilendiriyor.
Akaryakıt ürünlerini, (petrol, doğalgaz) tarım ürünlerini, yemi, gübreyi ve hatta samanı bile dış ülkelerden dolarla alıyoruz...
Geçiş garantili köprülere, otoyollara, uçuş garantili havalimanlarına, hasta garantili şehir hastanelerine milyarlarca dolar para ödüyoruz.
"Hiç para vermeden yapıldı" diye öğünülen köprüler, otoyollar, havalimanları ve şehir hastanelerine 40-50 yıl boyunca vatandaşlar, Dolar kuru üzerinden para ödeyecek; Dolar kuru arttıkça vatandaşların ödeyeceği borç da artacak...
"Deli Dumrul" Hikayelerinde olduğu gibi, vatandaş köprüden geçse de, geçmese de para verecek.
Bütün bu ihaleleri alan, 5'li şirketin kasaları milyarlarca dolar para ile dolacak... Ama sürekli yapılan zamlarla açlığa ve sefalete sürüklenen Türk Milleti'nin yüreğine de kan dolacak.

*
Türk lirasından yıllar önce 6 tane sıfır atıldı.
(1 Ocak 2005) 1 Milyon Türk Lirası, 1 Yeni Türk lirası (YTL) oldu.
Dolar Kuru, 64 yıl öncesine döndü...
Dolar Kuru, 1941'de, 1.35 Liraydı; 2005'de 1.34 YTL oldu.(1)

*
Türk Lirası, izlenen ekonomi politika nedeniyle uzun süreden beri değer kaybediyor... Hatta uzun yıllardır savaş halinde olan Afganistan Afganisi, Suriye Lirası, Libya Dinarı, Etiyopya Birri' si karşısında bile değer kaybettiğini ekonomist, Emin Çapa söylüyor.
Dolar karşısında Türk Lirasının ateşi hiç sönmüyor; sürekli değer kaybediyor ve eriyor.

*

Merkez Bankası, 30 Haziran 1930'da, Atatürk tarafından, "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" olarak kurulmuştur. Ancak bir kamu kurumu olarak anılmaması ve bağımsızlığını vurgulamak için, "Türkiye Cumhuriyet" sözü kaldırılarak adı, "Merkez Bankası" olmuştur.(2)
Türk Lirasının itibarını korumak ve fiyat istikrarını sağlamakla görevli olan Merkez Bankası'nın yeni sistemde(Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi) tarafsızlığı ortadan kalktı, başkanları sık sık değiştirildi.(Başkanın görev süresi 4 yıl) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın faize karşı olması nedeniyle;
" faiz sebep, enflasyon sonuçtur" dedikçe,
Türk Lirası, Amerikan Doları karşısında sürekli değer kaybediyor...
Türk Lirası değer kaybettikçe dolar kuru üzerinden ithal edilen tüm ürünlerin fiyatı artıyor...
Çoğu asgari ücretle çalışan işçilerin, memurların ve emeklilerin alım gücü azalıyor ve dolayısıyla temel ihtiyaç maddelerini bile alamaz hale geliyorlar.
İnsanların ve ailelerin insan onuruna yakışır bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için...
'Sosyal devlet' ilkesi gereğince devlet, gerekli düzenlemeyi yapmalı, ücretlere gerçek enflasyonun üzerinde zam vermelidir...
Üretimi arttırması, gençlere iş imkanı sağlamalıdır.

*

Koronavirüs salgını nedeniyle; çalışamadığı için çok kötü duruma düşen esnaflar, işçiler, memurlar ve emekliler kazançlarının dolar karşısında erimesiyle ağır ekonomik bunalım altında eziliyor...
Ekonomik yönden çaresizlik içindeki insanlarımız, ruhsal yönden çöküntü yaşamakta ve sonuçta; işini kaybeden işçiler...KHK ile görevinden atılan memurlar... icralık olan köylüler... atanamayan öğretmenler... evine odun, kömür ve yiyecek erzak alamayan babalar... bebeğine mama, süt ve bez alamayan, çocuklarına yemek yapamayan anneler... torunlarına harçlık bile veremeyen dedeler... üniversiteyi bitirdiği halde yıllarca iş bulayan gençler...
maaşı yetmediği için, kredi kartı borçlarını ödeyemeyen ebeveynler...
çareyi ya kendisi ya da ailesiyle birlikte intihar etmekte buluyorlar.

Kadınlara, çocuklara karşı işlenen cinayetler ve bu suçlara gerekli cezanın verilmemesi de herkesin vicdanlarını sızlatıyor.

Devlet, vatandaşlarına umut ve çare olmalıdır.

*
Zenginlik ve bolluk içinde yaşayanların, yoksul ve çaresiz durumdaki insanları anlayabilmesi için vicdanlarının olması ve gönül gözünün açık olması dileğiyle...

*
Cervantes'in "Don Kişot" adlı eserinden bir alıntı:
Don Kişot'a yardımcısı, "Bana bir valilik vereceksin değil mi?"der.
Don Kişot, düşünür:
"Veririm, ama adaleti nasıl sağlayacaksın?" diye sorar.
Yardımcısı, düşünür, ama bir şey diyemez.
Don Kişot, şöyle der:
"Adaleti sağlarken, zenginlerin sözlerine değil, yoksulların gözlerine bak."


Kaynak:
(1), (2)- Google

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülden Sökelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs denetimlerini yeterli buluyor musunuz?