EKONOMİNİN KİTABI

20 yıldır onu dinliyoruz, onu izliyoruz, ona bakıyoruz, ondan görüyoruz, hatta ilk ondan duyuyoruz.

Bizi de çok düşünüyor.

Rüyalarına bile giriyoruz.

Bir sabah kalkıyor, içki içmeyin bundan sonra diyor.

Çevresindekilerin cebinden sigara paketlerini alıyor.

Hangi tür ekmeği yiyeceğimize karar veriyor.

Hangi televizyon kanalını izleyeceğimize, hangi müziği dinleyeceğimize,

hangi gazeteyi, hangi kitabı okuyacağımıza, hatta kaç çocuk yapacağımıza karar veriyor.

Öyle ki, mimardan daha mimar, mühendisten daha mühendis,

doktordan daha doktor, futbolcudan daha futbolcu, sanatçıdan daha sanatçı hatta ekonomistten daha ekonomist.

En son ekonominin kitabını yazdım diyerek, Keynes’i bile mezarında ters döndürdü.

Biraz ekonomiden, biraz da siyasetten bahsedeceğim.

AKP’li dünya liderimizin devletle ilgili veciz sözünü hatırlatarak başlayım.

Eskiden televizyon kanallarına çıkar ‘kişi laik olmaaaz, devlet laik olur!’ der dururdu.

Bu sözden yola çıkarak kişi komünist olmaaaz, devlet komünist olur,

kişi faşist olmaaz, devlet faşist olur,

kişi milliyetçi olmaaaz, devlet milliyetçi olur diyebilir miyiz?.

Eskiden biri laiklik karşıtı bir laf söyledi mi hemen sokaklara çıkar

‘Türkiye İran olmayacak!

Türkiye laiktir laik kalacak!’ diye yeri göğü inletirdik.

Çünkü o zamanlar Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletiydi.

Bugün kazanda yavaş yavaş kaynatılan suyun içindeki kurbağalar gibi şiştik kaldık.

Peki kişi laik olmadan, devlet laik olabilir mi?

Cumhuriyetin temel niteliklerinden birisidir, laiklik.

Ekonomist olduğunu iddia eden AKP’li Cumhurbaşkanımız geçen grup toplantısında faiz konusunda ağzındaki baklayı çıkardı.

Görevde olduğu sürece faiz ve enflasyonla mücadele edeceğini söyledi.

Faizi savunanla yol yürümeyeceğini belirtti.

Beraber yürüdüğümüz arkadaşlarımız dediğinde gözler Maliye Bakanındaydı.

Faiz sebeptir, enflasyon neticedir filan derken, en can alıcı cümlesi çıktı ağzından.

‘Nas ortada, nas ortada olduğuna göre sana bana ne oluyor?’

Nas dediği Kur’an ayetleri.

Ayet ve hadislerle belirlenmiş, sınırlandırılmış insan hayatı demektir.

İslam'da konuyla ilgili hüküm belli.

Faiz haram kardeşim!

Ayrıca nas sadece yüksek faiz haram demiyor ki, düşük faiz de haram.

Ülkenin ekonomisi ayetlere göre çizilecekse vay halimize!

Meclisteki grup toplantısında şer'i bir hükmü ifade etti.

Yani diyor ki, faiz haram, kimse kusura bakmasın bu yüzden faizi artıramam.

Reis, faiz haramsa düşürmekle filan uğraşma kökten kaldırıver şu faizi,

sen de kurtul biz de kurtulalım, bir KHK’nın başına patlar.

Sıfırla gitsin, faizsiz kredi ver herkese, sonuna kadar arkandayım.

Laik ve demokratik bir ülkenin Cumhurbaşkanı böyle konuşabilir mi?

Ulemadan görüş sordu mu bilmiyorum ama surelere göre ekonomik kararlar alınan bir ülke laik olabilir mi?

Bu sözleriyle laikliğin ruhuna Fatiha okuduğu kesin!

Hala Türkiye Cumhuriyeti laiktir, laik kalacak diyen bir muhalif tayfa var.

Bu ifadeler hakikaten çok sakıncalı ve tehlikeli.

Laik Türkiye Cumhuriyetinin Anayasası ortada dururken, dini kitap hükümleri ortada demek ne demek?

Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı açıkça kendi inandığı dinin hükümlerine göre devleti yönetmeye çalışmaktadır.

Bu ülkenin bütün kurucu ilkelerini karşısına almaktadır.

Devleti buna göre şekillendiremezsiniz!

Bu memlekette devlet bankaları da çatır çatır faiz uyguluyor, içki de satılıyor,

vergisi de, ötv’si de alınıyor, çok eşlilik de yasak, kadın erkek de eşit ne yapacağız?

Bunları da mı değiştirelim?

Nerede o ‘Türkiye laiktir laik kalacak!’ diye sokaklara çıkanlar?

Daha önce ‘onların doları varsa bizim de Allah’ımız var’ demişti,

o zaman dolar daha 4-5 lira civarındaydı bugün 12 liraya yaklaştı.

Damat bakanın dedikleri aklıma geldi.

‘Dolar 10 lira olacag ya, 15 lira olacag ya, 6-7 liradan gapalım dolarları, 10-15'ten satarız.

Şöyle bir kriz çıgsa da füze yağsa da şu olsa da bu olsa da dolar yükselse de bir kar etsek.

Çog beklersiniz!’

Damat bey 2018 yılında 625 baz puanlık faizi artırırken nas vahiy edilmemiş miydi?

Milletin yastık altındaki altınlarını, dolarlarını bozdurdular.

Madem bozdurdunuz milletin birikimlerini, sizin bir lafınıza bakıp Türk lirasına çevirdiler, paralarının değerini bari korusaydınız.

100 dolar bozdurana berberler bile dayanışma için bedava tıraş yapmıştı.

Neyse devlet laik olur, insan laik olmaz düşüncesi üzerinde durmak istiyorum.

Laiklik konusunda AKP’nin sicili çok sağlam değil.

2008 yılında Anayasa Mahkemesinin 10 üyesi,

AKP'nin 'laiklik karşıtı odak' haline geldiği görüşünde birleşmiş ancak 1 oyla kapatma kararı verilmemişti.

Sadece ağır bir ihtar verilmişti.

AKP’li dünya liderimiz bir zamanlar,

‘Ya Müslüman olacaksın, ya laik. İkisi bir arada olduğu zaman, adeta ters mıknatıslanma yapar’ demişti.

Bence yanlış bir iddia.

Yani laikler Müslüman değil mi?

Türkiye'de bugün çok sayıda laik Müslüman vardır.

Ve o laik Müslümanların pek çoğu ibadetlerini eksiksiz yerine getiren insanlardır.

Laikliği kabul eden insan laiktir, aynı zamanda Müslüman da olabilir.

Türkiye'nin dünyanın gelişmiş ülkeleri arasında girmesi laiklik ilkesine bağlıdır.

Büyük bir coğrafyaya yayılmış petrol zengini Müslüman ülkelere bakınca bunu görebiliyoruz.

Binali Yıldırım ise ‘AKP laikliğin teminatıdır!’ diyerek ters mıknatıslanma yapmaya çalışsa da,

‘Laiklik yeni anayasada olmamalıdır’ diyen AKP’li meclis başkanı bozdu ahengi.

Aslında anayasa değişikliği veya yeni anayasayla falan niye uğraşıyoruz ki?

Nas ortada dururken size bize ne oluyor?

Yediğimiz trafik cezasında, geç ödediğimiz vergilerde hemen gecikme faizi uygulandığında nas akıllarına gelmiyor.

Aynı nas kul hakkı ile karşıma gelmeyin diyor.

Devletin hazinesine el uzatmayın diyor.

İsraf haramdır diyor.

Ne diye milli piyangoyu sattınız?

Niye alkollü içeceklerden vergi alıyorsunuz?

Dikkate alınan bazen nas, bazen de göklerden gelen bir karar oluyor,

ama sonuç itibariyle mücadelesini iktidara getirme noktasında,

eğer emir komuta merkezi kendisine papaz elbisesi giymen gerekiyor derse,

hiç düşünmeden papaz elbisesini giyer ve görevini yapar.

Siyasal İslam böyledir işte, kullanılabilir olan ne ise, gerektiği zamanda kullanır,

unutur, unutturur, zamanı gelince yeniden kullanır.

Aslına bakarsanız faiz sebep, enflasyon neticedir demek,

kilo almak sebep, çok yemek yemek neticedir demeye benziyor.

Aslında hem faiz hem de enflasyon neticedir.

Ürettiğiniz değer ve hizmetlere oranla para miktarınız artıyorsa enflasyon artıyordur.

Esas sebep üretim veya değer karşılığı olmadan para basmak ve üretimi arttırmamak, hatta düşürmektir.

Evet üretim yok, durmadan karşılığı olmayan para basıyoruz.

Bankamatikler seri numaraları sıralı, jilet gibi paralarla dolu.

Halkın 90 yıllık birimi olan devasa kurumları özelleştirme adı altında mirasyedi bir evlat gibi satar savarsan,

elde ettiğin sıcak parayı da har vurup harman savurursan olacağı buydu.

Tek gelir kaynağımız olan dolaylı, dolaysız vergilerle zar zor ayakta durabiliyoruz.

Cumhurbaşkanlığı seçiminden önde ‘24'ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin,

ondan sonra bu faizle, şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz’ demişti.

Verdik yetkiyi Papua Yeni Gine parası bile bizimkinden daha değerli oldu.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-20/11/2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?