Çocuklarda Sorumluluk Bilinci Nasıl Kazandırılır?

Günümüzde birçok ebeveyn çocuklarına söz geçiremediğinden şikayetçi. Markette ağlayarak istediği her şeyi aldırıyor, oyuncak mağazasına girince çıkmak imkansızlaşıyor, tam ödeve konsantre olacakken bir şeyler oluyor ve ödevler erteleniyor. Anne babalar burada büyük bir kaos, yaşayıp can sıkıcı durumlar ortaya çıkıyor. Çocuklar ebeveynlerin sınırlarını ve kararlarını zorlayıcı davranışlarda bulunuyorsa, orada amaca göre ebeveynlik şekli yok demektir. Çocukların kendi sınırları çerçevesinde hareket etmelerini istiyorsak, öncelikle tabi ki ebeveyn olarak kendi sınırlarımızı çizmeliyiz.  Çoğu danışanlarımdan;

"Napayım, kıyamıyorum alıyorum."

"Çocukken bizde böyle şeyler yoktu, elimden geldiğince en iyisi almaya çalışıyorum."

"Ödev yapma saatinde çok sıkıldığı için oyun oynama hakkını kullandı."

"Arkadaşları gelince ödevini erteledim."

"Markette çok zorladı, dayanamadım."

"Şirinlik yaparak istediğini yaptırıyor." v.b… sınır ihlallerini duyuyorum ve  bu ihlaller her zaman bizden kaynaklı oluyor.

Şimdi size bir örnek vereceğim:

Ali, derslerini sürekli erteliyor. Ders yapmak için oturduğunda başka şeylerle ilgileniyor, onu derse motive eden şey ise annenin ders bitiminde kendisine vereceği sürprizler. Ama Ali yine de oturmuyor. En nihayetinde  anne oğul  konuşarak ortak bir kararla ders programı oluşturuyorlar. Ali tam uyacakken kapı çalıyor ve arkadaşı oyun oynamaya davet ediyor. Anne hayır diyor, Ali yalvarıyor, anne hayır diyor, Ali bağırıyor, üzülüyor, isyan ediyor. Anne kıyamayıp gitmesine izin veriyor.  Anne kıyamayıp, gitmesine izin veriyor.  Yani Ali’nin üzülmesine dayanamıyor. Yani annenin değerler  sistemi, çocuğunun duygusal tepkilerine göre şekilleniyor.

Ali muhtemelen, bir sonraki ödev zamanında yine benzer bir durum yaşayacak ve anneyi denemeye devam edecek.

Bu kısır döngünün böyle devam etmemesi için ebeveynlerin amaçlarına göre davranması gerekiyor. Bir çocuk yetiştirmenin en önemli noktası çocuğun yaşayacağı duyguyla kalmasına alan açmaktır. Acıyla, hayal kırıklıklarıyla hiç karşılaşmamış bir çocuk, bu duygularla nasıl baş edebileceğini bilemez. Dahası, istediği bir şeyi yaptırmak için karşısındakini zorlaması gerektiğini öğreniyor.  Sınır ihlallerini desteklemek yerine, acısına empati göstermeyi deneyebilirsiniz.

"Biliyorum, arkadaşlarınla çıkmayı, onlarla oynamayı ve eğlenmeyi çok isterdin. Evde kalıp ödevlerini yapmak zorunda olmak senin için çok zor."

Çocuğunuzun yaşadığı öfke ve hayal kırıklığı mutluluğu ertelemeyi öğretir. Ki bu her insanın sahip olması gereken bir karakter özelliğidir. O yüzden çocuğunuz üzüldüğünde veya acı ile yüzleştiğinde bu kötü bir durum değildir. Aksine gerçeklerle yüzleşiyor demektir. Bu noktada ebeveynler, çocuklarına dışarda oynamaya izin vermediği için ve çocukları üzüldüğü için onları mahrum bıraktığını, üzdüğünü, tüm arkadaşları oynarken onun evde ödev yapmasını içerliyor olabiliyorlar. Bu içerleme kendi çocukluğunda benzer bir durumla karşılaştığındaki hissettiği duyguların bir dışa vurumu olabilir. Bundan yola çıkarak ilerlerseniz o zaman ebeveyn- çocuk  savaşlarınız devam edecektir.

Çocuklarınıza acının iyi yönleri olabileceğini öğretin.

Sorunlarla baş etmeyle alakalı örnekler verin.

Bunun ne kadar zor olabileceğini anlatın ama yine de yapabilecekleri konusunda yüreklendirin.

Sevgiyle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilay Ece Kaçar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Milas'ın en tanınmış antik kenti sizce hangisi?