‘ŞERİATIN KESTİĞİ PARMAK ACIMAZ’

Yeni bir oyun sahneleniyor.

Oyunun adı ‘Ekonomik Kurtuluş Savaşı’

Kurtuluş savaşı algısı veriliyor ki, vatansever kitle de destek versin.

Yıkımı, Kurtuluş gibi gösteren bir algı yaratılmak isteniyor.

Özelleştirme gelirleriyle ülkeyi 20 yıl yöneten,

denizi bitirip karayı gördüklerinde başvurdukları bir oyun.

Ekonomiyi kurtarılması gereken hale kim düşürdü acaba?

Ekonomiyi kimden kurtarıyoruz?

Ülkenin devasa kamu kurumlarını üç beş kuruşa yabancılara satarken iyiydi.

Ama artık deniz bitti.

Her şeye bir kulp buldular, bir kere de sorumluluk alsalar yüreğim yanmayacak!

Allah’tan bu sefer İBAN filan vermek akıllarına gelmedi!

Ülkenin parasını pul ederek ama itibardan tasarruf etmeyerek emperyalizm karşı mücadele veriliyor.

Yetkiyi verdik faizle, enflasyonla, döviz kuruyla nasıl mücadele ediliyormuş gördük!

Fetö, dış güçler, CeHaPe, teröristler cart curt derken, bu sefer adı Ekonomik Kurtuluş Savaşı oldu çıktı.

Başkomutanımız öyle dedi!

Hamdolsun onların doları varsa, bizim de başkomutanımız var.

Garantili Yap-İşlet ve Hüplet yöntemiyle yaptırılan yolları, köprüleri, tünelleri, şehir hastanelerini,

hava alanlarını dolara bağlamasında hiçbir sakınca yok tabi!

Çalışanlara gelince ‘dolarla mı maaş alıyorsunuz?’

31 Mart seçimlerinde olduğu gibi bu savaşa İmralı’dan mektupla destek gelirse hiç şaşırmam.

Bana göre ortada savaş mavaş yok, kötü bir başarısızlık var.

İktidar ülkeyi basiretsiz politikaları ile çökertti ve şimdi de buna kılıf arıyor.

Yanlış ekonomi politikaları sonucu oluşan tabloyu böyle hamasi sözlerle aklamaya çalışılıyorlar.

Daha beş altı ay önce bu başkanlık sistemi ile uçup, kaçıp, şahlanırken,

biz ne ara ‘Ekonomik Kurtuluş Savaşı’ vermeye başladık onu anlamadım?

Meğer Titanik batarken klasik müzik dinliyormuşuz da haberimiz yok!

Kurtuluş savaşı halk ile birlikte hareket edilerek yapılır, sarayda ejder meyveli smoothi içerken savaş yönetilmez!

Kurtulur muyuz?

Bilemiyorum ama, biz her çarşıya, pazara, markete girdiğimizde,

zaten biz kendimizi savaştaymışız gibi hissediyoruz.

Durmadan ‘Nas var Nas’ deyip, bankadaki mevduatlara örtülü faiz artırımı vererek,

ekonomiyi düzelteceğimizi zannediyorsak gerçekten çok yazık!

Ülkede üretim yok!

Bütçesini sadece dolaylı, dolaysız vergi gelirleriyle dolduran bir ülkeyiz.

Her şey koskoca bir kandırmaca.

Çekilen bu operasyonlarda olan vatandaşa oluyor.

Bizim ülkemizde insanlar yıllardır parasının değerini koruyabilmek için birikimlerini altına veya dövize yatırırlar.

İktidar faizi düşürdükçe insanlar altına dövize yöneldi.

Bir yandan kur yükselirken, diğer yandan Çin modeli gibi söylentiler çıkarıldı.

Dolar 18 lirayı aşınca kur korumalı mevduat hesabı diye bir şey ortaya attılar.

Neden doların 18 liraya gelmesini beklediniz?

Neden yükseleceğini bile bile faiz indirimine gittiniz.

Eğer ortada ‘Nas var Nas’ diyorsanız faizleri sıfıra indireceksiniz ki sizin samimiyetinizi göreceğiz!

Faizi sıfırlayamıyorsanız, o zaman naslı maslı konuşmayacaksınız!

Dini açıdan düşünülüyorsa faizin azı da haram çoğu da haram.

Neden dolar 9-10 lirayken bu müdahaleyi yapmadınız?

Millet dişinden tırnağından artırdığı parayı altına veya dolara yatırdı.

Ekonomi yönetimine güvenmediğinden, parasının değerini korumak için dolarda bekliyor ve para bulursa yine dolar alıyor.

Milleti yüksek fiyattan maliyetli dolara, altına kitlediler.

Kendi vatandaşını tokatlayan iktidar olarak tarihe geçtiler.

Maliye bakanı kendi ağzıyla itiraf etti.

Büyük finansörler, bu işin bir şekilde döneceğini bilir.

Ama çarpılan kim oldu? küçük yatırımcılar.

Şimdi kara kara düşünüyorlar.’ dedi.

Küçük yatırımcı filan da değil, düpedüz sıradan vatandaş çarpıldı.

İki aydır, rekabetçi kur, faiz lobisi, ihracatı güçlendirmek diye diye dolar 18 liraya çıkarıldı.

Millet alım gücüm düşecek korkusuyla dolar aldı.

Bu durumu biliyordunuz ve piyasaların kapalı olduğu akşam çıktınız, bunca insanın emeklerini çarptınız.

Şimdi de kalkmış milletin parasının bir gece de nasıl çarpıldığını itiraf ediyorlar.

Bakan bu açıklamasıyla nasıl da çarptık ama demeye getiriyor.

Bir bakan nasıl olurda böyle bir açıklama yapar merak ediyorum.

Küçük yatırımcıyı, vatandaşını korumak sizin göreviniz değil mi sayın bakan?

İnsanlar kime güvenecek?

Kimse bu insanlara ‘yatırmasaydın kardeşim’ demesin.

İnsanların bu oyuna nasıl dahil edildiğini hep beraber izledik.

Oyun şöyle kurgulandı, önce döviz piyasasını göz göre göre tahrik edip kışkırttılar.

Yangına adeta benzin döktüler ve gerçek dışı enflasyon oranları karşısında,

vatandaşın sırf birikimim erimesin diye dövize yönelmesini sağladılar.

Nihayet en elverişli pozisyonda ölüm vuruşunu indirdiler.

Kimse benden faiz artışı beklemesin diye bağırdı.

Herkes dolara yöneldi.

Erdoğan’ın yapacağı açıklamadan sonra dolardaki düşüşün etkili olması gerekiyordu..

Bunun için merkez bankasının yanı sıra zengin yandaşlar da yayın başlayınca dolar satmaya başlamalıydı..

Daha program başlar başlamaz satışlar başladı.

Ne kadar çok dolar aynı anda satılırsa kurlar da o kadar hızlı düşerdi, netekim öyle de oldu.

Bu oyunu dolar 8-10 lirayken de yapabilirdiler ama bile bile 17-18 liraya çıkmasına göz yumdular.

Bakanın faiz indiriminden haberi olan kardeşi gibi her şeyden haberi olan yancılar çoktan doları terk etmişlerdi.

Tekrar düşük seviyeden alım yapma imkanları doğdu,

yani bir taşla iki kuş vurmuş oldular.

O kadar güzel oynadılar ki, tokatlanan vatandaş bile halay çekiyor, göbek atıyor.

Bu arada dolar 18 liraya doğru yükselirken iğneden ipliğe her şeye zam yapıldı.

Akaryakıta, doğalgaza ve elektrik fiyatları kurdan dolayı yükseldi.

Dolar 11 liraya düşünce fiyatlarda öylece yerinde çakıldı kaldı.

Halkın alım gücü çok düştü.

İndirimi geçtik, dua edelim de yeni zamlar gelmesin!

Dolar yarın 14 lira olsun yine her şeye yüzde 30 zam gelir.

Yoklukta hiç bir malın fiyatı düşmez.

Yokluğun göstergesi dolar kuru değil enflasyondur.

2022 yılında gıda kıtlığından filan bahsediliyor.

Biz doları düşürdük bakın 5 büyük market fiyatları düşürmüyor, suçlu onlar siyaseti yapılıyor.

Elektrik, benzin, doğalgaz fiyatlarını mahalle muhtarları mı belirliyor, düşürsenize bunları!

Halkı iki kere kitlediler, biri kur artışıyla diğeri kur artışından gelen zamlarla.

Önce faiz sebep enflasyon netice deyip yangın çıkardılar, hem bu süredeki fahiş zamları halka çaktılar,

hem de yüksekten dövizi çaktılar.

İnsanlar gözüne ışık tutulmuş tavşanlar gibi öylece onup kaldı.

Nereden baksan normal ülkede hükümet götürür ama burada halay çekenler, alkışlayanlar var

Vatandaşın bankadaki mevduatının yüzde 68’ı dövizde, altında.

Yastık altındakileri filan sayarsak bu oran yüzde 80’e çıkar.

Öyle yabancılarda filan da değil, tamamı bizim vatandaşlarımızın hesaplarında.

Sizin anlayacağınız ortada yabancı bir saldırı filan da yok!

Biz sadece Don Kişot gibi yel değirmenlerine karşı savaşıyoruz.

Aslında tüm tuşlara basılarak koltuğu kurtarma savaşı veriliyor.

Merkez bankası faizi güya yüzde 15’e indirdi ama hazine yüzde 21’le borçlanıyor!

bu ülkeyi ekonomik olarak çıkmaza sürükleyen tek bir unsur var. gerçekten ondan kurtulduğumuz an çok rahat edeceğiz.

Asıl Ekonomik Kurtuluş Savaşı bu iktidar gittikten sonra verileceğini düşünüyorum.

Ekonominin kitabını yazdım şark kurnazlığıyla ekonomi biliminin tezlerini çürütemezsiniz.

Çözüm sürecinde PKK kandırdı, beraber yürüdükleri Fetö kandırdı.

Bir sonraki kandırıkçılar faiz lobisi olacak gibi.

Ülke tarihinin en büyük manipülasyonu yapıldı.

Tayyip Erdoğan konuşurken 1 milyar doları 18 küsur liradan satanlar kim?

Bu millet parasını alanı unutmaz, hele hele parasını alıp enayi yerine koyanı ise hiç unutmaz.

Çarpılanların en az yüzde 50’si AKP’li, çünkü muhafazakar insanlar faize değil altına dövize yatırım yaparlar..

Siz çarptınız sıranızı savdınız, gün gelecek onlar da sizi çarpacak!

İnsanlar 20 Aralık gecesini gevrek gevrek sırıtarak anlatmanızı,

gözlerinizdeki ışıltıyı göstermenizi unutmaz.

Bu saatten sonra muhalefetin yapması gereken tek bir şey var,

o da bu işin peşini asla bırakmamak..

Sonuçta sokaktaki vatandaşa büyük tuzak kuruldu.

Bankerler, jet Fadıl’lar, saadet zincirleri, forexler, çiftlikbanklar ve saçma sapan Bitcoin borsaları ile çarptılar.

Yani aslında bizim insanımızın psikolojisi her an dolandırılmaya hazır.

Hal böyle olunca devlet baba bir de ben çarpayım demiş.

Ne var bunda?

Çok da şey yapmamak lazım, şeriatın kestiği parmak acımazmış!

Son olarak atalarımızın söylediği anlamlı bir söz söylemek istiyorum.

‘Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste’ demiş atalarımız.

Hoş kalın, İnançla ve Dirençle kalın!

Kemal ÖZCAN-27/12/2021

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs denetimlerini yeterli buluyor musunuz?