Bir hastane hikayesi…

Başlığa aldanıp da siz değerli okuyucularıma bir hikaye anlatacağımı sanmayın.

Hepinizin de çok iyi bildiği klasik bir hastane hikayesi bu...

Hastanenin adını vermiyorum ki bu hastanemizi hepiniz iyi biliyorsunuz.

Hani bir söz var hastanelerle ilgili Allah yokluğunu aratmasın ancak yolumuzu da düşürmesin diye…

Gerçi 2019’dan sonra yani pandemi döneminde sık sık yolumuz hastanelere düşüyor.

Pandemi salgını döneminde sağlık çalışanlarımızın yani doktorların, hemşirelerin ve sağlık sektöründeki çalışan herkesin değerini çok daha iyi anladık.

Haliyle sağlığımızın değerini de anlamış olduk.

Sağlık çalışanlarımızı alkışladık. Özverili çalışmalarını takdir ettik.

İyi ki varlar dedik...

Pandemide en büyük sıkıntıyı sağlık çalışanlarımız çekti ki hala da çekiyorlar.

Bir kez daha gönülden teşekkürler deyip tekrar hastane hikayemize dönelim.

Güzel bir şehrin ihtiyacı olan güzel bir hastane için adımlar atıldı ve şehre uzak bir alana güzel bir hastane yapıldı.

Ancak hali hazırda bu hastanemizin ana yolda ki tabelası geceleri hastaneye gidiş yolunda olduğunu anlıyor fakat  ışıklandırılmadığı için göremiyoruz.

Yine bu güzel hastanemizin güzel yolu geceleri ışıklandırma olmadığı için korku filmlerinde ki ıssız ve ışıksız bir durumda olması güzel hastanemizin olumsuz tablosudur.

Gelelim işin en acı ve can yakan tarafına… pandemi döneminde hastanemizin birçok polikliniğine ne yazık ki vatandaşlar olarak bir türlü ulaşılamıyor olması vatandaşın sağlığına sekte vurdu ve vurmaya da devam ediyor.

Geçtiğimiz günlerde güzel hastanemize 5-6 doktorun atamasının yapıldığını sevinerek öğrendik.

Gönül ister ki her poliklinikte en az 3-4 doktorumuz olsun ve vatandaşlarımızın sağlık sorunları çözümlensin.

Mesela en çok ihtiyaç duyduğumuz göz, kalp, nöroloji, beyin, kulak burun boğaz gibi bölümlerde bir türlü sıra alamıyoruz.

Güzel hastanemizde bu bölüm doktorlarımızın eksikliğinin yaşanması vatandaşlarımızı özel hastanelere yönlendirmekte ve özel hastanelerin ekonomik gücünü çekebilecek şartlarda ne yazık ki değiliz.

Devlet hastanelerimizden sıra alamayan, derdine derman bulamayan vatandaşlarımız, özel hastanelere giderek tedavi olmaya çalışıyorlar.

Devlet hastanelerimizde poliklinik sırası alma çabasında olan vatandaşlarımız, hastanelerin acil bölümlerini ve aile hekimliklerini poliklinik olarak yoğun bir şekilde kullandıkları için hastanelerimizin acil bölümünde görev yapan doktorlarımız, hemşirelerimiz hasta bakıcılarımız, güvenlik görevlilerimiz, hastane personeli ve elbette hastalar zaman zaman gergin anlar yaşıyor ve üzülüyorlar.

En çok da yorulanlar acil doktorları, hemşireleri oluyorlar.

Şimdi pandemi döneminde güzel hastanemizde ve ülkemizin diğer güzel devlet hastanelerinde neden doktorlarımızı tutamıyoruz sorusu aklıma geldi ve herhalde dedim ki özel hastanelerin doktorlara verdiği özellikle ekonomik olanaklar devletimizin doktorlarımıza verdiklerinden  daha fazladır diye düşünüyorum.

Şimdi buraya kadar anlattıklarım siz değerli okuyucularımla paylaştıklarım sadece bizim şehrimizin güzel hastanesinde geçen bir durum değil.

Ülkemizin sağlık sektöründen kaynaklanan bir sıkıntı olarak ortaya çıkmaktadır.

Yani anlattığım ve yazdığım bu bilgilere herkes vakıftır.

Güzel hastanemizin hiçbir doktoruna hemşiresine ve personeline sözümüz yoktur.

Hastanemizin tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum.

Güzel hastanemizin ulaşımı oldukça zahmetlidir ve şehrimize de uzaktır.

Vatandaşlarımızın hepsini kendi araçları olmadığı için hastanemize ulaşım şehir içi dolmuşlarıyla sağlanmakta ve hastaneye getirinceye kadar vatandaşlarımız hastanelik bir duruma gelmektedirler.

Son olarak bu güzel hastanemize yakın bir ilçemizden hasta veya ambulans gelmek istese hastanemize gelinceye kadar bir hayli yol almak durumunda kalmaktadır.

Her şeye rağmen güzel hastanemizin vatandaşa en güzel, en iyi sağlık hizmetini vermesi için tüm birimlerinde çalışan herkesi de kutluyorum.

Doktorlar, hemşireler, teknisyenler, güvenlikçiler, hastabakıcılar, diyetisyenler, fizyoterepistler saymakta unuttuğum tüm hastanemiz çalışanlara bir kez daha teşekkür ediyorum.

Sağlık sektöründe çalışan herkesin emeklerinin küçümsenmemesi ve ekonomik olarak hak ettiklerini almasını diliyorum.

“Beni Türk Hekimlerine Emanet Edin” diyen Mustafa Kemal Atatürk'ü minnet ve saygıyla bir kez daha anıyorum.

Doktorlarımızı önemsiyoruz ve yokluklarının sıkıntılarını yaşıyoruz.

"Hiçbiriniz gitmeyin" deyip "Bir hastane hikayesini" noktalıyorum.

Bu güzel hastanemizin adı nedir sorusuna cevapları duyar gibiyim.

Sürçü lisan ettiysem affola...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Açar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs denetimlerini yeterli buluyor musunuz?