"NEVRUZ BAYRAMI"

Bugün, 21 Mart Nevruz Bayramı.
Nev(yeni) ve ruz(gün) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir. " YENİ GÜN" anlamına gelen Nevruz, Kuzey Yarımküre'de başta Türkler olmak üzere dünya üzerinde pek çok halk ve toplum tarafından yılbaşı olarak kutlanmaktadır.

Gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart'tan itibaren Kuzey Yarımküre'de havalar ısınır, her yer yeşerir, ağaçlar çiçek açar, toprak canlanır ve göçmen kuşlar yuvalarına döner.

*

Nevruz'un tarihsel kökenine ilk önce, Çin kaynaklarında rastlanır:
Hunlar'ın Milattan yüzlerce yıl önce 21 Mart'ta hazır yemeklerle kıra çıktıklarından, bahar şenlikleri yaptıklarından bahsedilmektedir.
Aynı gelenek, Uygur Türkleri'nde de görülmüş ve bugüne kadar gelmiştir.
Hunlar'dan itibaren eski Türkler'de kullanılan '12 Hayvanlı Türk Takvimi'
21 Mart'ta başlar; yani yılbaşı, Mart ayının 21'idir.
Uygur resimlerinde de Nevruz kutlamalarını temsil eden tablolar vardır.(*)

Günümüzde Asya Kıtası'nda yaşayan Türk toplumlarında, Türk Cumhuriyetleri'nde, Anadolu'da, İran'da, Avrupa'da ( Balkanlar'da) Türklerin yaşadığı topraklarda,
21 Mart'ta, Nevruz Bayramı kutlamaları kapsamında; piknikler yapılır, ateşler yakılır, üzerinden atlanır, eğlenceler yapılır.

*
21 Mart, Eski Türklere ait olan "Ergenekon Destanı" için de çok önemlidir.

'Düşman, Türkleri mertçe yenemeyeceğini anlayınca onların arasına nifak sokar, böler ve çeşitli hilelerle Türk yurdunu zapt edip herkesi kılıçtan geçirir. Sağ kalan tek kollu bir çocuk, bir dişi kurt tarafından kurtarılır. Kurt, onu Altay Dağları'nda düşmanlarının bulamayacağı yemyeşil bir bölgeye götürür. Buraya 'Ergenekon'( Dağın doruğunda olan bu yere dağın kemeri anlamına gelen 'Ergene' ve dik anlamına gelen ' kon' kelimesinin birleşmesinden oluşur)adını verir.
Orada dişi kurdun emzirip büyüttüğü çocuğun yıllar sonra kurttan çocukları olur.
Aradan 400 yıl geçer. Bozkurtlar ve sürüleri o kadar çoğalır ki 'Ergenekon' adını verdikleri bölgeye sığmazlar.
Atalarının buraya geldikleri geçidi bulamayınca, bir demircinin önerisiyle büyük ateşler yakılıp, dağın demir kısmını eritirler. Dağda, yüklü bir deve geçecek kadar yer açılınca, yeniden güçlenmiş olarak eski yurtlarına dönen Türkler atalarının intikamını alır.
Türkler arasındaki yaygın inanışa göre Nevruz, Türklerin Ergenekon'dan çıktıkları, özgürlük ve bağımsızlıklarını kazandıkları gündür.
Binlerce yıldır, Türk dünyasının her bölgesinde Ergenekon'dan çıkış tarihi olarak kabul edilen 21 Mart günü, " Nevruz", "Bahar Bayramı", " Ergenekon'dan Çıkış" adları altında kutlanıyor'.
(**)

Nevruz Bayramı ile ilgili bir diğer efsane "Kawa Efsanesi"dir.
Farsça- Kave Ahenger
Kürtçe- Kawayê Hesinker
Farslı (İranlı) şair Firdevsi'nin "Şeyhname" adlı eserinde yer alır.
İran mitolojisinde acımasız, zorba bir hükümdar olan Zahhâk'a isyan eden mitoloji kahramanının öyküsüdür:

2500- 2600 yıl önce Zahhâk ( Dehak) isimli bir Asurlu çok zalim bir kral egemenliği altında yaşayan Kawa adlı bir demirci vardı.
Bu zalim kralın efsaneye göre her iki omuzunda birer yılan bulunuyordu.
Bu iki yılanı beslemek için her gün halktan iki çocuğu sarayına kurban olarak getirtip aşçılarına bu iki çocuğun beyinlerini yediriyordu.
Aynı zamanda bu canavar kral, ilkbaharın gelmesini engelliyordu.
En sonunda bu zulümden bıkan iki kişi(Armayel ve Garmayel) kralın sarayına aşçı olarak girerler.
Kralın yılanlarını beslemek için beyinleri alınarak öldürülecek olan çocuklardan birini öldürüp diğerinin gizlice saraydan kaçmasını sağlarlar.
Böylece ellerindeki bir çocuk beyni ile kestikleri koyunun beynini karıştırarak yılanlara verirler.
Her gün bir çocuğun kurtulmasını sağlamış olurlar.
Kaçan çocuklar, Kawa adlı bir demirci tarafından eğitilerek bir ordu haline getirilirler.
Kawa'nın liderliğindeki ordu, bir 20 Mart günü zalim kralın sarayına yürüyüşe geçer ve Kawa, kralı çekiç darbeleri ile öldürmeyi başarır.
Kawa, etraftaki tüm köylerde ateşler yakar ve yanındakilerle birlikte bu zaferi kutlarlar.
Böylece halk zalim kraldan kurtulmuş olur ve ertesi gün ilkbahar gelir.(*)

Her iki efsanede ortak özellikler: Kurtuluşa giden yolu gösteren demirci, yakılan ateşler ve 21 Mart ile baharın gelişi.


*
Büyük Selçuklu Devleti veziri Nizamü'l - Mülk,
11.Yüzyıl yazarı olarak, 'Siyasetnâme' adlı eserinde bu bayramdan söz eder. Bu bayramın yılbaşı olduğunu belirterek Nevruz geleneklerini anlatır.
Aynı zamanın yazarlarından Kaşgarlı Mahmut'da Divan-i Lugatit Türk adlı eserinde, Türklerde yıl başlangıcının Nevruz olduğunu ifade eder. Ayrıca, 12 Hayvanlı Türk Takvimi'nin 21 Mart ile başladığını belirtir.
Selçuklularda Nevruz Bayramı'nda; eğlencelerin- şenliklerin yapıldığı, özel yemeklerin pişirildiği, özel hediyelerin alınıp verildiği de bilinmektedir.
Selçuklularda yılbaşı, güneşin Koç burcuna girdiği gün olan Nevruz günü olarak kabul edilmiştir.

Osmanlı Dönemi'nde Nevruz, çok canlı bir şekilde kutlanmaktaydı.
Osmanlı ailesinin bağlı olduğu 'Kayı Boyu' na mensup olan Karakeçililerin, 21 Mart tarihinde Ertuğrul Gazi'nin türbesinin etrafında toplanarak bayram yaptıklarını biliyoruz. Bu bayramın diğer adı da "Yörük Bayramı" dır.
Osmanlı Dönemi'nde,
21 Mart günü, özellikle padişahın yani sultanın Nevruz tebriklerini kabul ettiği, halkın Nevruz'unu kutladığı, Nevruz şenliklerinde bulunduğu gün olması nedeniyle, 21 Mart tarihi, Nevruz- ı Sultanî olarak adlandırılır.

M.Ö 3.Y.Y'dan, Mete Han(Büyük Hun Devleti) zamanından beri Türklerde var olan ve bir 'Bahar Bayramı' geleneği olarak kutlanan Nevruz geleneklerinin izlerini Asya'da, günümüzde Yakut Türkleri'nde de görüyoruz.

*

Atatürk, 22 Mart 1922'de Ankara'nın Keçiören semtinde, Nevruz şenlikleri düzenletmiş ve kendisi de şenliklere katılmıştır.
" Bilelim ki kendi benliğine sahip olamayan milletler, başka milletlerin şikârıdır."( av- avlanan hayvan)
Gençlerimize, çocuklarımıza görecekleri eğitimin hududu ne olursa olsun, en evvel ve herşeyden evvel kendi geleneklerine, milli ananelere ve Türkiye'nin bağımsızlığına düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir."- Atatürk.
(**)
2010'da, Birleşmiş Milletler genel kurulu, 21 Mart'ı, " Dünya Nevruz Bayramı" olarak kabul etmiştir.

Türk ve Dünya uluslarının 'Nevruz Bayramı' kutlu olsun...
Barışa, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe vesile olsun...
İlkbaharın güzelliklerini ve mutluluğunu hep birlikte yaşayalım.

Kaynak:
(*)ngazete.com

(**)Rahmi Turan hürriyet.com

(*) vikipedi.com

(**)ngazete.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülden Sökelioğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Milas Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Milas hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Milas editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Milas değil haberi geçen ajanstır.



Anket Koronavirüs denetimlerini yeterli buluyor musunuz?