Bafa Gölü’nde su çekilmesi ve alg istilası!

Milas’ta doğal güzelliği, biyolojik çeşitliliği ve tarihi yapılarıyla dikkat çeken Bafa Gölü’nde su sirkülasyonunun sağlanamaması, kuralık ve kirlilik sebebiyle kıyı şeridinde alg oluşumu, köpürmeler, kötü koku ve su çekilmesi yaşanıyor.

20200924_bafa_golu_manset_5cc95.jpg

Haber&Fotoğraf: Volkan Yıldız

TIKLAİZLE_-_Kopya_27e2e.png

Haberin Videosu İçin İkona Tıklayınız

Milas’ta uluslararası öneme sahip olan sulak alanlar arasında gösterilen Bafa Gölü’nde yaşanan kuraklık ve kirlilik, bölgedeki canlı yaşamını tehdit ediyor.

Göldeki su sirkülasyonunun sağlanamaması, kuraklık ve kirlilik nedeniyle yaz aylarında sık sık yaşanan yosun, beyaz köpük, su çekilmesi ve kötü koku oluşumu bu yıl da tekrarladı.

Gölde gözlenen su çekilmesi bu yıl artarak yer yer kıyıdan 50 ila 100 metrelere kadar ulaştı. Gölde demirli halde duran bazı balıkçı tekneleri, su çekilmesi sebebiyle kıyıda kaldı.

Ege bölgesinin en büyük doğal gölü olma özelliği taşıyan Bafa Gölü’nde, kıyı şeridinin bazı alanlarında, alg adı verilen su yosunu oluşumu nedeniyle gölün rengi yeşile dönüştü.

20200924_bafa_golu_0_b519c.jpg

Doç. Dr. Erol Kesici

BİR YERDE BİR GÖL KURURSA YAŞAM DA KURUR”

Sulak alanlar ve sulak alanların korunması üzerine çok sayıda bilimsel çalışma yapan Doç. Dr. Erol Kesici,  habermilas.com’a yaptığı açıklamada gölün durumuyla ve yapılması gerekenler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Suda aşırı alg ve bakteri oluşumunun suyun kalitesini, oksijen miktarını düşürerek canlı yaşamını tehdit ettiğini ifade eden Kesici, “Bir yerde bir göl kurursa yaşam da kurur. Cildimiz kurur, sağlığımız bozulur, kuşlar gelmez, tarım ve hayvancılık, üretim darbe alır. Yer üstündeki suyun kuruması demek yer altındaki suyun da yok olması demektir. Bir kere iklim değişir. Bilimsel verilere göre 2-3 derece sıcaklık değişirse orada yaşamsal felaket sinyalleri ortaya çıkar.” dedi.

20200924_bafa_golu_14_bd7e5.jpg

“Kabınız kirli ise getirdiğiniz temiz suyun bir önemi kalmıyor” diyerek, Bafa Gölü’nde öncelikle dip temizliği yapılması gerektiğine işaret eden Kesici, şöyle konuştu:

“İlk önce gölün dibi temizlenmeli. Dipte balçık ve peltemsi yapı bakteri oluşumuna elverişli ortam sağlıyor. Yani kabınız kirli olursa getirdiğiniz suyun da temiz olması bir önem ifade etmiyor. Daha sonra Bafa Gölü’ndeki su sirkülasyonun temiz suyla yapılması, suyun hareketi sağlanmalı. Bu kirliliğin önde gelen sebeplerinden birisi Büyük Menderes’ten gelen suyun kirli olmasıdır. Çünkü Büyük Menderes, son dönemde kirli suların toplandığı bir alan haline geldi. Dip çamuru temizlenmezse, temiz sirkülasyonu sağlanmazsa balıklar ölür, göl ekosistemi çöker ve gölü kaybederiz. Bu durum tüm canlılar için kötü sonuçlar doğurur. Türkiye’de irili ufaklı 300’e yakın gölümüz var. Bunların yüzde 50’sinden fazlası ya tamamen kurudu ya da Eğirdir, Beyşehir, Burdur gölü gibi kuruma tehlikesiyle karşı karşıya… Önlem alınmazsa bu göllerde kuruyacak.”

Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü ise 261 kuş, 22 sürüngen ve 19 memeli türüne ev sahipliği yapan Bafa Gölü’ndeki kuraklık ve kirlilik belirtilerinin tedirginlik yarattığını söyledi.

Sürücü, “Bafa Gölü’nün su girişlerinin, su bağlantılarının kapanmaması gerekiyor. Tarımsal sulama mevsiminde 6 ay kapanıyor.  Büyük Menderes’ten gölü besleyen Serçin Piriz Kanalı ve gölün gideğeni olan Sakızburnu Dalyan Kanalı’nın kapanmaması lazım. Su sirkülasyonunun sürekliliğinin sağlanması lazım.  İkinci konu da Büyük Menderes’in suyunun temizlenmesi, etrafındaki kirliliğin önlemesi gerekiyor.” diye konuştu.

20200924_bafa_golu_9_51262.jpg

20200924_bafa_golu_2_ba322.jpg

20200924_bafa_golu_4_4f1c5.jpg

20200924_bafa_golu_12_e17c1.jpg